Kapat
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Magazin 341 0

Kemal Sunalın herkesten sakladığı büyük sırrı!

Yönetmen  sanat camiasındaki 50 yılını kutlarken verdiği röportajda filmleri hakkında konuşmalarının yanı sıra ’ın ölümü üzerine ilginç bir detay paylaştı.

Bilindiği üzere , ’ün yönetmenliğini yapacağı Balalayka filminin çekimleri için Batum’a giderken uçakta hayatını kaybetmişti. Hürriyet’ten Yenal Bilgici‘nin yaptığı röportajda bu detayı ilk defa açıklamış oldu.

Röportajın o kısmı :

’ı 17 yıl önce bugünlerde kaybettik. Sizin çekeceğiniz “Balalayka” filmi için Batum’a giderken, uçakta kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Nasıl hatırlarsınız dostunuzu?

Kemal çok düzgün bir insandı. Ahlakı, saygısı çok güçlüydü. Filmlerindeki mizahın yarısını kendisi üretirdi. Bizim ulusal komiğimizdi. Ama çok ciddi bir insandı aynı zamanda. O Şaban karakterini ciddi bir yoldan elde etti.

‘Balalayka’nın hikayesini onu düşünerek yazmıştınız, değil mi?

Çok uzun zaman önce, bir hikaye kurmuştum: Birileri, bir şairin cenazesini almaya gidiyorlar ve olaylar gelişiyor. Duygusal bir hikayeydi ilk kurduğum; komedi değildi. Sonra hikayeyi değiştirdim. Adana’da bir pavyonda Rus kızlarını gördüm çünkü. Onların hikayelerini dinledim, bir otobüse bindirilip köylerde dolaştırılıyorlarmış… Sonra zaman içinde, klasik komedisi dışında, farklı, sürprizleri olan, sıcak bir komedi filmi tasarladım. Yeni senaryo Kemal’in de hoşuna gitti. Sonra üzerinde çalıştık senaryonun. Batum’da çekecektik. Tabii Kemal’in ölümüyle o senaryo da değişti.

Uçağa binmediği söylenir ’ın, o gün neden razı oldu?

Genelde uçaktan korkuyor. Ben dedim ki atlayalım arabaya, gidelim Batum’a… Önce “Evet” dedi. Sonra “Çok yoruluruz” diye vazgeçti. “Eh, şoför alırız” diyecek oldum; “Başkasının sürdüğü arabadan korkarım” dedi. Nihayet “Sen uçakta yanımda oturursan gideriz” dedi. Öbür yanına da oğlu Ali oturmuştu o gün. Hayatını kaybettiğinde daha yerdeydik yahu. Uçak kalkmamıştı bile.

Sohbet ediyor muydunuz o anlarda? Gergin miydiniz?

Çok gırgır, tatlı şeyler konuşuyorduk. Uçağın televizyonu da işte güvenlik tedbirlerini anlatıyor. Uçak yavaştan yürümeye başladı, konuşmamız durdu. Kemal’in korktuğuna dair hiçbir belirti yoktu. Korkmuyordu da zaten. Ama birden başı omzuma düştü. Ali de oturduğu yerden kalktı. Ben “Doktor yok mu?” diye bir çığlık attım. Bayılmışım. Sonrasını hatırlamıyorum. Uyuttular beni.

Kalp krizi değil mi?

Sonra öğreniyoruz ki, karısından da gizlemiş. Yazları arabayla Almanya’ya giderdi. Meğer duyulmasın diye Alman bir doktora kalbini gösteriyormuş her yıl. Bir problem varmış kalbinde ama ne olduğunu bilmiyorum açıkçası.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.